başlığı saptırıp bir tarih tartışmasına çekmemeye özen göstererek sadece Memlüklüler hakkında şu kısa bilgiyi vereyim: son memlüklü sultanı Kansu Gavri'nin kendi yazdığı bir Türkçe şiir divanı mevcut olduğu gibi arapça bilmediği için birçok önemli arap eserlerini okuyabilmek için ilk kez Türkçeye çevirtmiştir.

Gerek Memlüklüler ve gerek Cengiz Han ve diğer konularda daha derinlemesine tarih ve köken tartışmalarına lütfen bu başlık altında ve bu forumda girmeyelim. daha önce de dediğim gibi pekçok tarih forumu var lakin sadece bir tek kılıç forumu mevcut. Anlayış göstereceğinizi ümit ederim

Sayokan'ın !!!yatağan tekniği!!!ile ilgili ise şunu söylemek isterim: herhangi bir kültüre ait bir kesici silahı alıp o kültüre ait ve o silahın tarihi kullanım tekniği ile alakasız biçimde kullanıp sonra da "bu silah böyle kullanılır" demek en iyi ihtimalle manasızdır. bu videoda sayokan'la da alakası olmayan Malezya ve Filipinler gibi Malay dünyasına ait Kali Escrima, Pneçak Silat ve benzeri savaş sanatlarının kendilerine ait kris, keris, bola gibi uzun bıçaklarının kullanım tekniklerini görüyoruz. bu da kıspet giyip yağlanıp peşrev çektikten sonra kung fu yapamaya sonrada "türk yağlı güreşi budur" demeye benziyor.

Memlük kılıçları deyince: erken döneme ait kılıçlarda arap ve türk formları görmek mümkün. nedeni karma bir imparatorluk içinde arap ve kıpçak unsurların doğal olarak kendi kültürlerine ait silahları kullanması. daha ileriki dönemlerde ise Türk kültürü baskın çıkmış ve memlük silahları Osmanlıya koşut biçimde ilerlemiştir. Hatta Yavuz sonrası Osmanlı silah ve zırhlarında bir memlük modası başladığı söylenir.
Memlüklü silah teknikleri ile ilgili olarak da: memlüklü silahşörlük yazması Minyet-ül Güzat'dan daha önce bu başlık altında bahsettiğimi hatılıyorum. Kurtuluş Öztopçu tarafından çevrilmiş olan eser Boğaziçi Üniversitesinin Hisaüstündeki kütüphanesinde mevcut.
