Osmanlı Kılıç Talimleri
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Osmanlı Kılıç Talimleri  (Okunma Sayısı 4871 defa)
Ali Fuat Uzun
Üye

Mesaj Sayısı: 36


« Yanıtla #15 : Eylül 16, 2008, 14:52:15 »

Evet benim bildiğim de sayokan'ın tarihi bir temeli yok.  Bir de Amarok var, onun tarihi bir spor olduğu iddia ediliyor. Hatta açılımı Alpağutnung Mengü Az Rak Oğuz Köreşi diye birşey. Ama tabi nasıl nerden bulunmuş, ne kadar sağlıklı bir bilgiye dayanır, birşey orası bilinmez.
Logged
Selim Atalay
Üye

Mesaj Sayısı: 37



« Yanıtla #16 : Ekim 26, 2008, 16:25:57 »

evet yok ama.Yatağan tekniği dedikleri bir teknikleri var.
Eğer izleyebiliyorsanız


Geçen günlerde eski alışkanlığım olan ansiklopedilere bakmak aklıma geldi.Meydan larousse baktım kılıç konusunda pek çok şey vardı.Memlüklerin bu konuya özellikle önem verdiklerini yazıyordu.Ayrıca bu konularda kitaplar yazdıklarınıda(ki memlük ordusunun ve yöneticilerinin Türk olduğu düşünülünce ki zaten baş türk olunca Türk devleti sayıyor tarihçiler.Cengiz ve moğolllar gibi)

Şöyle bir dipnot geçmişlerdi bu kitaplara örnek olarak.Kitab-fi-ilm-il furusiye.Atlara dair kitab.Ayasofya kütüphanesi no 4198 sayfa 58.

Ayrıca arap kılçları ile melük kılıçları bariz farklılıklar göstermekte.Arapların düz kılıçları kullandıklarını sahabe ve peygamber efendimiz(s.a.v) klıçlarından anlayabiliyoruz.Yinede değinmeden geçemeyeceğim bir husus var.13. cü savaşçı filmini duymuşsunuzdur.Antonio banderas o filmde bir Araptı.Kendisine verilen kılıçı değiştirdiği bir sahne var(ki trt veriken ya jısarak ya değiştirerek verdi ben altyazılı izlemiştim)Kılıçı eğri forma getirip bir iki numara yapıyor.Yanındaki adamın cevabı hah kılıcı Arap kılıcı haline getirmişsin şeklindeydi.

Belki el yazması eserlerde birşeyler bulabiliriz
Logged

"Who dares wins"
Ali Fuat Uzun
Üye

Mesaj Sayısı: 36


« Yanıtla #17 : Ekim 26, 2008, 17:33:16 »

Memlük devleti herkesin bildiği gibi kafkasyadan devşirilen memlükler(kölemen) tarafından kurulmuştur. Bunlar çoğunlukla kıpçak türkleri olmak üzere aynı zamanda çerkezlerden oluşur. Memlük devletinde 2 hanedan vardır. Birincisi bahri hanedanıdır ki bunlar kıpçak türkleridir. İkinci burci hanedanıysa çerkezlerden oluşur(Bunlar Kavalalı mehmet ali paşaya kadar mısırın hakimiler). Bu devlette yazışmalar arapça olsa da askeri dil burci döneminde dahil kıpçakçadır. Ayrıca devletin resmi isminin burci döneminde dahil "ed devlet-üt Türkiyye" olduğu söylenir. O zamanın kaynaklarında böyle geçer en azından.(Niye böyle ansiklopedik bilgi verdiğimi ben de anlamadım)

Cengiz ve moğollardan bahsetmişsiniz,(gerçi bu mantığa göre çerkezler zaten türk ama) bunların türklükle bir ilgisi yoktur. Moğollar ayrı bir millettir. Sadece sonradan türkleşen altun orda gibi devletler türk devleti olarak anılır. Mesela Kubilay hanlığı türk devleti olarak anılmaz. Tabi 20 yy. başlarındaki türkçü akımda bunların hepsi türklere dahil edilmiştir. Şimdi orta asyadaki bazı devletler cengizi ataları olarak görürler bu konuda haklı olsalar da kültürel manada böyle birşey söz konusu değildir. Moğol milletinin çok büyük bölümü zaten orta asyada türkleşmiş bir şekilde köklerinden habersiz yaşamaktadırlar.

Kılıç meselesine gelince arkadaşlar daha ayrıntılı bilgi verecektir ama bildiğim kadarıyla osmanlı ve memlük kılıçları form olarak büyük ölçüde birbirlerinin aynısı. Arap kılıcı seyf ise çok az bir kavise sahip eğri bir kılıç. http://www.oriental-arms.com/item.php?id=1037  Araplar Peygamber efendimiz(asm) döneminde çoğu millet gibi doğru kılıç kullanıyorlardı elbette ama türklerle münasebete girdikten sonra yine çoğu millet gibi onlar da form olarak eğri bir kılıca geçmişlerdir. O filmin orjinalinde dediğiniz adamın repliği "Kılıcı sonra bana ver de kız kardeşime vereyim " şeklindeydi eğer yanlış hatırlamıyorsam.
« Son Düzenleme: Ekim 26, 2008, 22:29:12 Gönderen: Ali Fuat Uzun » Logged
Sancar Özer
Üye

Mesaj Sayısı: 166



WWW
« Yanıtla #18 : Ekim 26, 2008, 21:13:14 »

başlığı saptırıp bir tarih tartışmasına çekmemeye özen göstererek sadece Memlüklüler hakkında şu kısa bilgiyi vereyim: son memlüklü sultanı Kansu Gavri'nin kendi yazdığı bir Türkçe şiir divanı mevcut olduğu gibi arapça bilmediği için birçok önemli arap eserlerini okuyabilmek için ilk kez Türkçeye çevirtmiştir. Smiley Gerek Memlüklüler ve gerek Cengiz Han ve diğer konularda daha derinlemesine tarih ve köken tartışmalarına lütfen bu başlık altında ve bu forumda girmeyelim. daha önce de dediğim gibi pekçok tarih forumu var lakin sadece bir tek kılıç forumu mevcut. Anlayış göstereceğinizi ümit ederim Wink

Sayokan'ın !!!yatağan tekniği!!!ile ilgili ise şunu söylemek isterim: herhangi bir kültüre ait bir kesici silahı alıp o kültüre ait ve o silahın tarihi kullanım tekniği ile alakasız biçimde kullanıp sonra da "bu silah böyle kullanılır" demek en iyi ihtimalle manasızdır. bu videoda sayokan'la da alakası olmayan Malezya ve Filipinler gibi Malay dünyasına ait Kali Escrima, Pneçak Silat ve benzeri savaş sanatlarının kendilerine ait kris, keris, bola gibi uzun bıçaklarının kullanım tekniklerini görüyoruz. bu da kıspet giyip yağlanıp peşrev çektikten sonra kung fu yapamaya sonrada "türk yağlı güreşi budur" demeye benziyor.  Undecided

Memlük kılıçları deyince: erken döneme ait kılıçlarda arap ve türk formları görmek mümkün. nedeni karma bir imparatorluk içinde arap ve kıpçak unsurların doğal olarak kendi kültürlerine ait silahları kullanması. daha ileriki dönemlerde ise Türk kültürü baskın çıkmış ve memlük silahları Osmanlıya koşut biçimde ilerlemiştir. Hatta Yavuz sonrası Osmanlı silah ve zırhlarında bir memlük modası başladığı söylenir.

Memlüklü silah teknikleri ile ilgili olarak da: memlüklü silahşörlük yazması Minyet-ül Güzat'dan daha önce bu başlık altında bahsettiğimi hatılıyorum. Kurtuluş Öztopçu tarafından çevrilmiş olan eser Boğaziçi Üniversitesinin Hisaüstündeki kütüphanesinde mevcut. Wink
Logged

"hoşça bak zâtına ki zübde-i âlemsin sen
 merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen "

Şeyh Galip

http://www.lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&authorID=15
Ali Fuat Uzun
Üye

Mesaj Sayısı: 36


« Yanıtla #19 : Ekim 26, 2008, 22:52:28 »

Ben de fazla uzatmak istemiyorum ama şunu söylemeden edemem: Kansu Gavri'nin arapça bilmediği söylenir, doğru ama ben bu iddiayı pek inandırıcı bulmuyorum. Halkının tamamına yakınının arap olduğu ve bürokrasi ve ilmiye sınıflarının da çoğunun araplardan oluştuğu bir devlettir memlükler ve yazışma dili arapçadır zaten bu zaruridir. Türkler ve çerkezler sadece askeri sınıfı oluşturur ve burada hakim olan kültür de türk kıpçak kültürüdür. Kansu Gavri'nin aslen çerkez olmasına rağmen türkçe bir ada ve divana sahip olması da bunu gösterir. Zaten Osmanlı Devleti hariç, karamanoğulları dahil(Karamanoğlu mehmet'ten sonra dahi yazışma dili farşçadır) resmi yazışma dilinin türkçe olduğu bir islam sonrası türk devleti yoktur. Gerçi bazılarına göre o da arapça ama.  Cheesy

Bu kitabı edinebilmemiz mümkün müdür acaba? Fotokopisini çektirdiyseniz bu yolla bizim de edinebilmemiz mümkün olabilir mi?
Logged
Sancar Özer
Üye

Mesaj Sayısı: 166



WWW
« Yanıtla #20 : Ekim 27, 2008, 02:02:58 »

daha önce de belirttiğim gibi tarih tartışmalarını bu forumdan yapmıyoruz. tüm üyeleri Memlük tarihi v.s. konusuna devam eder nitelikte mesaj atmamaları yolunda  son kez ısrarla uyarmak mecburiyetindeyim.

Minyet-ül Güzat bende mevcut değil lakin adı geçen kütüphaneden alınarak fotokopisi alınabilir.
« Son Düzenleme: Ekim 27, 2008, 02:06:23 Gönderen: Sancar Özer » Logged

"hoşça bak zâtına ki zübde-i âlemsin sen
 merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen "

Şeyh Galip

http://www.lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&authorID=15
Ali Fuat Uzun
Üye

Mesaj Sayısı: 36


« Yanıtla #21 : Ekim 27, 2008, 21:32:34 »

Bu uyarı bana anlaşılan , özür dilerim. Zaten bu konu hepten tarih tartışmalarına kurban gitti. Bunun sorumlusu benim. Kusuruma bakmayın tutamadım kendimi.

İstanbul'da bulunmadığım için alabilmem mümkün değil eğer siz alacak olursanız ben de fotokopisinden istifade etmek isterim. Bu arada Matrakçı Nasuh Tuhfet'ül Güzat'ının çevirme çalışmasından bir haber var mı acaba?
Logged
Sancar Özer
Üye

Mesaj Sayısı: 166



WWW
« Yanıtla #22 : Ekim 27, 2008, 21:39:21 »

Bir fırsat bulursam kütüphaneye gidip fotokopisini çektireceğim inşallah Wink
Tuhfet-ül Guzat'ı ben de merakla bekliyorum. tesadüfi bir kaynaktan çevrildiğini duymuştum o yüzden başka bir bilgi almam mümkün olmadı.
Logged

"hoşça bak zâtına ki zübde-i âlemsin sen
 merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen "

Şeyh Galip

http://www.lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&authorID=15
Mesut Çetin
Üye

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #23 : Mayıs 22, 2010, 16:57:47 »

Selamlar,

Atlı ok ve kılıç talimleriyle ilgili fikir verebilecek şöyle bir videoyla karşılaştım, sahibini tanımıyorum belki burada tanıyan çıkar. Ok atışı gibi kılıç vuruşu da belli bir hedefe yönelik olursa Japonlardaki yabusame tarzı bir gösteri/müsabakaya temel olabilir. Güzel olur Smiley

Turkish (horse) archery bow and sword combination
Logged
Mergup Özkan
Üye

Mesaj Sayısı: 156



« Yanıtla #24 : Mayıs 22, 2010, 19:11:24 »

Mesut bey Merhabalar,

O Video Sitemizin Üyesi Gökmen Altınkulp beyefendi'den, Videosunu 'Osmanlı Süvari ve Kılıc' altında bulabilirsiniz.

Selamlar
Logged

'' Bu bıçağı kıl mübarek ey kerim-i la-yezal,
Sahibine verme ya Rab ömrü oldukça zeval,
Bıçak elde gerek dilde sübhan, Kadem bastı bu cihan...''
Mesut Çetin
Üye

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #25 : Mayıs 23, 2010, 01:23:50 »

Mergup Bey bilgilendirmeniz için teşekkürler,

Gökmen Bey sizi de tebrik ederim. Siz çalışmanızı foruma eklediğiniz esnada muhtemelen ben de youtube da videonuzu görmüş ve önceki mesajlara bakmadan eklemişim. İlginç bir tesadüf olmuş Smiley
Logged
Gokmen Altinkulp
Üye

Mesaj Sayısı: 12



WWW
« Yanıtla #26 : Ağustos 02, 2010, 11:51:51 »

Merhaba Mesut bey

Yabusame tarzında birşey düşünüyoruz ama daha çok uzun sürer.
Biraz hayallerimizi paylaşayım sizinle..

Kültür bakanlığıyla anlaşıyoruz ve Sultanahmet'teki atmeydanında yani hipodrom meydanında 130m yer hazırlıyoruz, kum döşüyoruz vs.
Çeşitli hedefler yerleştiriyoruz ok ve kılıç için. kabak direği dikiyoruz.
15-16yy Osmanlı sipahisi gibi giyiniyoruz, zırhlı veya kaftanlı. Atları aynı şekilde donatıyoruz son detayına kadar, sağrı örtüsünden üzengisine kadar, başına miğfer takıyoruz.
Sonra 6-7 kişiyle 45 dakkalık gösteri yapıyoruz, çeşitli hedeflere ok atıyoruz, hatta aynı geçişte hem ok atıp hem kılıç hedefini kesiyoruz. Sonra kısa bir kabak yarışması yapıyoruz, lahanacılar ve bamyacılar diye iki takıma ayrılıyoruz ve kıyasıya mücadele ediyoruz. Sonunda kazanan takım bir ödül alıyor.

Düşünün turistler ve yerli halkımız için de unutulmaz bir gösteri olur. Askeri müzedeki mehter baştan sona kadar yalan. Kostümleri berbat yanlış olduğu gibi müzikleri de bildiğiniz gibi çok sonradan bestelenmiş. Mehteri gururla nasıl herkes biliyor ve anlatıyor, sipahi grubu daha iyisi olabilir.

Jet uçak ekibini Türk yıldızları olarak biliyorsunuz, bu atlı versiyonu olabilir.
Farklı ülkelere gidilip gösteriler yapılabilir. Bir proje olarak Japonya'ya gidilip Yabusamecilerle beraber ok atılabilir.

Gökmen

Logged
Eylem Cengiz
Moderatör
Üye

Mesaj Sayısı: 276


İstanbul, kök Kırklareli'nde


« Yanıtla #27 : Ağustos 02, 2010, 12:47:14 »

 Bravo! Vallahi çok güzel tasarılar. Lahanacı ve bamyacı takımlarını da yeniden var etmek çok iyi düşünülmüş.

Elinize sağlık.
Logged

Eylem Cengiz

Sürç-ü lisan ettiysem af ola.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Her Hakkı Saklıdır © 2007-2010 cebehane.com
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Theme DarkVista modified for CebehaneForum